20/4/2007 - çocuğumuz gelişiyorsa otistik değil midir?
iyi günler,
öncelikle böylesine yararlı bir site kurduğunuz ve insanlara aydınlattığınız için teşekkürler
arkadaşımın 3,5 yaşında bir kızı var.yaklaşık 1 yıl kadar önce sosyal gelişiminde bir anormallik sözkonusu olduğundan psikologa götürüldü 1 yıl kadar bir gelişim geriliği olduğu tesbit edildi.işitme testlerinde,beyin emarında herhangi bir sorun görülmedi.ünlü bir psikiyatr tarafından otizm teşhisi kondu.en belirgin bozukluğu konuşamama,aaaaa diye boğuk sesler çıkarma,tedirginlik,içe kapanıklık 1 yıldır özel eğitim alıyor.benim anlamadığım bir konu son 3 aydır olumlu bir değişim var komutları algılayablme,içe kapanma belli bir ölçüde aşılmış durumda sitenizde anlayabildiğim kadarıyla çok uğraş vermişsiniz otizm konusunda ve çok uzun yıllar gerektirmiş bazı düzeyleri yakalamak için
benim size sormak istediğim şey şu siz bu konuda bilgi ve deneyim sahibisiniz
:acaba çocuğumuz otistik değil de başka bir rahatsızlığı olabilirmi
benim de bir dönem sorunlu çocuklarla birlikte çalışma olanağım oldu ancak uzman düzeyinde değil
sanki çocukta yoğun bir depresyon hali var gibi bu çocuğumuzla ilgili ne yapabiliriz şu anda özel eğitimcisi çocuğun
konuşma terapisi almasını istedi.
bu konuda neler yapabiliriz bilgilerinizi paylaşırsanız seviniriz
teşekkürler,
Sayın Önen
otizm bir kalıp değil, yani; gelişim geriliği dendiğinde tüm zihin engellerinin de kapsanabilecegi yaygın bir gelişim geriliği görülebiliyor.Ancak otizm ; gelişim geriliği yapısı içinde öğrenme bozukluğu ya da DEHB de denilen tanılar içerebiliyor.Göz teması sorunları oturmamış lateralleşme gibi birçok öğrenme bozukluğu tanısı otzim sanılabiliyor.Kimi otistik tanılı çocuklarda çok ağır belirtiler olduğu halde yaşı altıya vardığı sıralarda ufak öğrenme bozuklukları kalabiliyor.Düzelenleri otistik saymamak mümkün değil çünkü Amerikan Psikiyatri derneğinin dsm 4 kiriterlerini çoğunluğu tamamlıyor
Kişilik sorunları ağır olmadığı takdirde aile sağlıklı ise çocuğun bağımlılığı artarılımadıysa patolojik bir ortam yoksa kimi tür otistik yapılar normal sınırlarına girebiliyor.
Aşırı mahcubiyet bebeksilik gibi bir peter panizm içerenleri daha da kapananları şizoidisi yüksek olanları ancak eğitibiliyor ancak ruhsal eğilimini değiştiremebiliyoruz.
Kendi cinsinden hoşlanan kendini karşı cinsten sayan bir çocuğa (ya da bir öğrenciye diyelim) yaptığımız eğitimsel (psiko-pedagojik)yardım her çocukta aynı olmayabiliyor kimi kişiliğinde kararlıdır.Böylesi durumlarda saygı göstermekten başka çözüm kalmayabilir.Zekidir öğrenir ama onun kişiliği içe dönüktür,akıl hastası değildir ama normların dışında kalabilir.
Yani çocuğun zeka düzeyinin iyiliği ,eğitimde ilerleyebilmesi otistik olmaması sonucunu çıkarmaz,
Karamsarlık , panik ve kaygı ise bu dönemde adı hiç anılmamısı gereken unsurlardan
Otistik ailelerinin belirgin özellikleri olduğu tanılaması vardır.
Yani ailenin de bu kişilik yapısını eğitimsel olarak pekiştirdiği de teoriler arasındadır ki Sahibi Leo Kanner dır
Bir yandan otistik yapılar öğrenme bozuklukluklarını tanımlarken (öğrenme bozukluğu normal ve normalden yüksek zeka düzeyini içerir) otistik öğrencilerin bir kısmı öğrenme düzeyindeki bir takım engeller dolayısıyla zihin engelli sayılabiliyor.Dahası zihin engelleri de DEHB deki verileri içeriyor.
Yani böylesi durumlarda sakin olmak ve gelişim geriliği takfiye edermen aşırı koruma davranışlarına girmemek aile içinde de sağlıklı ollmak gerekiyor.
Otizmin geniş yelpazesinde nokta neresi olur olursa olsun o çocuk kıymetlidir.
saygılarımla
|