duygu santralı

1/4/2008 - rehabilitasyon merkezinde pdr NİN GÖREVİ

1/4/2008 - Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezlerinde Psikolog/ Psikolojik Danışmanın Ders Görevi

Yazan: Halil TÜRKMEN
Sayın Meslektaşım,
Bu konudaki göüşlerinizin büyük böl,müne katılıyorum. Ancak Psikolojik Danışman olarak, empati kurarak genç meslektaşımızı eleştirici bir tutumla, henüz mesleğinin başlarında moralini bozmanız sizce etik midir?
Bende Ağırlıklı olarak Lislerde, Psikolog ünvanıma rağmen Psikolojik Danışman –Rehber öğretmen görevini yıllarca yerine getirerek, genç arkadaşlarımı Eğitim-öğretim ve yönetim kadar Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri’nin önemi ( Eğitimin üç saç ayağı ve olmazsa olmazı: Eğitim-öğretim, Yönetim, Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri) konusunda görevleri yapmayı bırakınız, yerine göre öğretmen, yönetici,veliler vb. bu alanın eğitimde ne kadar önemli olduğunu onları eğiterek ve uygulamada göstererek, yaşayarak anlamalarına vesile oldum. Bu alanın önemini tanıtmak için yıllarca seminer, konferans, panel ve TV. Programları yaptım. Emekli olunca İlimizin En güzide Özel Öğretim Kurumlarında görev yaptım. Bu yıl 5 Eğitimci arkadaşımla Özel Eğitim Rehabilitasyon Merkezi açtık. Bu alanda deneyimim 1 yıllık bir süre, ama Devlet Terbiyesi almış biri olarak, hele hele Psikolog/ Psikolojik Danışman isek daha dikkatli olup, özen göstererek; başka kurumların yaptığı hataları emsal göstererek değil, Mevzuat Hükümlerine ( Yasa, Tüzük,Yönetmelik, Yönerge Genelge vb) uymamız gerekmektedir. Sonra bizim mesleğimiz oturup, çay, kahve ,sohbet vb. yapılan bir meslek tanımlanması ve yakıştırmasını yapan kim olursa olsun onu kınarım. Bunu yapan azınlık meslektaşlarımız emsal teşkil etmemelidir.Mesleğimizde yapmak istersen yapılacak o kadar çok iş var ki ben yıllarca 30 saatlik mesaime bile bir gün olsun uyduğumu hatırlamam, hep gidiş saatlerimde geç gitmişim yemek saatini bile öğretmen arkadaşlarım, öğrencilerim hatırlatmışlardır.Gerek bireysel öğrenci ve veli danışmanlığı, gerek tanıma, bilgilendirme, rehberlik,yönlendirme, psikolojik danışma vb ( ÇOK KAPSAMLI ÇALIŞMALARI İÇERİR) görevlerimizden acaba başımızı kaşıyacak zamanımız oluyor mu du?
Ben bile kurum sahibi ve 32 yıllık deneyimlerime rağmen “ Özel Eğitim Kanunu-625, Özel Eğitim Kurumları Kanunu-5580 , Mayıs 2006 ‘ dan itibaren Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezlerinin MEB ‘ a bağlanması ile ilgili çıkan tüm genelgeleri, Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeliği vb. hepsini inceledim.Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezlerinde bile o kadar çok görevlerimiz var ki, Kanun ve Yönetmeliklerde belirtilmeyen bir o kadar da görevler…
Ancak ben bu kadar görev varken, sizin belirlediğiniz niteliklere sahip meslektaşlarımız da var. Ancak bunları zorla da çalıştıramazsınız. Özel Sektörde zaten bunu yaptırmazlar. Ancak Diplomasını kurum açmak amacı ile sözleşme yapılan bazı meslektaşlarımız bu tanımlamalara girebilir. Bana da Diplomamı vererek maaş teklifi az yapılmadı ancak ben hakkım olan maaşımın verilerek, emeğimin karşılığını alarak ve kurumum kendi kurumum gibi görevlerimi yaparak çalışmayı her zaman tercih etmişimdir ve ederim.
Konuyu uzatmak istemiyorum, ancak kurum sahibi de olsam her zaman şundan taviz vermem. Mevzuat gereği Psikolog/ psikolojik Danışmanların yapacakları görevler belli, o kadar da çok ki yapmak isteyenin boş zamanı kalmaz. Boş kalıyorlar bahanesine sığınarak, Okul Öncesi/ Çocuk Gelişimi Özel Eğiti Öğretmeni, Özel Eğitim Sınıf Öğretmeni, Fizyoterapist vb. Uzmanlar gibi bunlarda kurum açmak için zorunlu personel diyerek; açıklayıcı bir hüküm olmadan bireysel ders / seansa sokmak “ Öz bakım becerileri, akademik beceri vb. öğretmek içöin bu alanda eğitim almış mıdır.” 40 saat tüm görevlerini bırakarak derse girmeye ( bireysel ağırlıklı) zorlanmaları hangi yönetmelik hükmünde yer almaktadır. SHÇEK’ a bağlı iken aşağıda Tabloda belirtilen Psikologlara ders / seans görevi verilebiliyordu. MEB Mevzuatı bağlamıyordu. Ayrıca Psikolojik Danışman bile görevlendirilemiyordu.
Tabiî ki Psikolojik Danışma Hizmetleri ile ilgili görevleri “Öğrencilere tanıma, bireysel yardım, bireysel terapi, yönlendirme hizmetleri, program hazırlama yada yardım, Çeşitli Psikolojik Ölçme Araçları hazırlama, uygulama, BEP Kurulu görevleri ve dökümanların hazırlanmasında yardım ve rehberlik, Aile, Personel Eğitim Programları vb. belirtmediğim bir çok görevleri vardır. Bir Psikolojik DANIŞMAN ASLİ GÖREVİNİ YAPTI DA DERSE GİRMESİ Mİ KALDI. Zaten Bireysel Terapileri sorun çıktığında yapması asli görevidir. Terapi ile derse girip, öz bakım becerileri yada okuma- yazma “Akademik Beceri” kazandırmak ayrı bir uzmanlık dalıdır.

PSİKOLOJİK DANIŞMANLARLAi İLGİLİ KANUN VE YÖNETMELİKLER

Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeligi
PDR elamanlarinin görevlerinde Ders yada seans görevinden bahsetmedigi gibi;
Calışma Saatleri ve İzinler
Madde 54 - Rehberlik ve arastırma merkezlerinde görevli uzmanlar ve psikolojik danismanların calısma saatleri ve izinleri ile ilgili konular, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 99, 102, 103, 104 üncü maddeleri esaslarına göre düzenlenir.
Rehberlik ve psikolojik danısma servislerinde görevli psikolojik danısmanların calışma süreleri haftalık 30 is saatidir. Günlük çalışma saatleri egitim-ögretim kurumunun özellik ve ihtiyaclarina göre okul müdürlüğünce düzenlenir. Bu elemanlar izin ve tatillerini diğer ögretmenler gibi kullanirlar.
Verilemeyecek Görevler
Madde 55 -Egitim-ögretim kurumlarındaki rehberlik ve psikolojik danısma servislerinde görevli psikolojik danısmanlara yönetim, büro islerinde, ders, nöbet ve sınav gibi rehberlik ve psikolojik danısmadaki hizmet alanlariyla iliskisiz konularda görev verilemez. Ancak bu durum yönetici olarak atanmalarina engel teskil etmez.
ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARI
KANUNU

Kanun Numarası : 5580
Kabul Tarihi : 8/2/2007
GEÇİCİ MADDE 4 – 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Cocuk Esirgeme Kurumu Kanunu hükümleri geregi izin almıs olan özel egitim ve rehabilitasyon merkezleri 31/12/2007 tarihine kadar Millî Egitim Bakanlığınca belirlenen şartlara uygun olarak açılış izinlerini yenilerler.
EK :2
KURUMLARDA BULUNMASİ GEREKEN ZORUNLU PERSONEL TABLOSU MEB Mevzuatı
MEB Mevzuatı Cerçevesinde İşlemlerini Yürüten Kurumlar SHCEK Mevzuatı Cerçevesinde İslemlerini Yürüten Kurumlar
Zihinsel engelliler eğitimi için zorunlu personel
1- Özel eğitim sınıf ögretmeni,
2- Rehber öğretmen veya psikolog,
3. 3-Okul öncesi ögretmeni/ Çocuk gelisimi ve egitimi ögretmeni veya uzmanı,
*Fizyoterapist Bedensel özürlüler eğitimi için zorunlu personel
1-Fizyoterapist
2-Çocuk gelisimi ve egitimcisi
3-Özel eğitim öğretmeni veya zihinsel engelliler öğretmeni
Not: Yukarıda sayılan personelden en az iki tam zamanlı personel bulunmalıdır.
Otistik bireylerin eğitimi için zorunlu personel
1) Özel egitim sınıf öğretmeni,
2) Rehber öğretmen veya psikolog,
3) Okul öncesi öğretmeni/ Çocuk gelişimi ve eğitimi öğretmeni veya uzmanı,
*Fizyoterapist Zihinsel özürlüler eğitimi için zorunlu personel
1- Çocuk gelişimi ve eğitimcisi
2- Zihinsel engelliler öğretmeni veya özel eğitim öğretmeni
3-Sınıf öğretmeni (Sınıf öğretmenliği bölümünden mezun olup en az 3 yıllık özel eğitim deneyimi olması) veya Rehber öğretmen
Not: Yukarıda sayılan personelden en az iki tam zamanlı personel bulunmalıdır.
Zorunlu olmayan diğer personel
1- Branş öğretmenleri (Müzik, Resim-iş, Beden Eğitimi, İş ve Teknik Eğitimi),
2- Uzman ve usta öğretici. Zorunlu eleman çalıştırılması
Merkezde 34 üncü maddede belirtilen zorunlu meslek elemanlarının haricinde rehabilitasyon ve eğitim programları çerçevesinde sosyal hizmet uzmanı, psikolog, fizyoterapist, okul öncesi öğretmeni, branş öğretmenleri, dil ve konuşma terapisti, çocuk eğiticisi, diyetisyen, tabip, hemşire, usta öğretici part-time veya tam zamanlı istihdam edilebilir. İki zorunlu ve iki part-time olmak üzere en az dört meslek elemanı çalıştırılması zorunludur.

KURUMLARDA ÇALIŞACAK PERSONELİN HAFTALIK GİREBİLECEĞİ
DERS SAATİ SAYISI TABLOSU





Ödemeler yapılırken kurumların çalıştırdıkları uzman personelin çalışma sürelerinde ilgili mevzuat hükümlerine uyulup uyulmadığına dikkat edilmeli, uzman personelin günlük ve /veya haftalık girebileceği en fazla ders saatini aşmamış olması kontrol edilmelidir. (EK-5).

Ödemeler yapılırken kurumların çalıştırdıkları uzman personelin çalışma sürelerinde ilgili mevzuat hükümlerine uyulup uyulmadığına dikkat edilmeli, uzman personelin günlük ve /veya haftalık girebileceği en fazla ders saatini aşmamış olması kontrol edilmelidir. (EK-5).


Ödemeler yapılırken kurumların çalıştırdıkları uzman personelin çalışma sürelerinde ilgili mevzuat hükümlerine uyulup uyulmadığına dikkat edilmeli, uzman personelin günlük ve /veya haftalık girebileceği en fazla ders saatini aşmamış olması kontrol edilmelidir. (EK-5).
1- Ödeme yapılırken aranacak zorunlu personel ve zorunlu olmayan personel durumu yukarıdaki tabloda belirtildiği gibi olacaktır.
2- Özel eğitime gereksinimi olan bireylere verilecek bireysel ve seanslı grup eğitiminin uygun olan öğretim programına ait zorunlu uzman personel tarafından verilmiş olmasına dikkat edilmelidir.
3- Yapılan bireysel eğitimde o öğrenci için hazırlanmış bireyselleştirilmiş eğitim programlarının uygulanmış olması kontrol edilmelidir.


Yukarıdaki mevzuat hükümleri ve tablolar incelendiginde :
2007 öncesi Engelli Ögrencilerimizin Egitim Gördügü Özel- Özel Egitim Okulları ve Rehabilitasyon Merkezleri Sosyal Hizmetlere baglı kurumlar olarak çalışıyorlardi . Bu kurumlarda Psikoloji Mezunlari “ Psikolog” zorunlu personel arasında idi. PDR mezunları görevlendirilemiyordu. Bu kurumlarda Psikolog olarak görevli olanlar Tablo: Günde 7 seans 7x5=35 saat ders ( seans ) yazıyorlardi. Bu kurumlar Milli Eğitim Bakanlıgı’ na bağlanınca Psikolog/ Psikolojik Danışman-Rehber Ögretmenler ( Devlet Okullari gibi) zorunlu personel oldular. Bu kurumlarda PDR alanında görev alanların 40 saat ( seans) derse girecegi söyleniyor. Özellkle taplo 2' nin ekinde ( Yukarıda yer alan) 1.2. Maddelerdeki zorunlu uzman personel arasında Psikolog/ Psikolojik Danışman Rehber Öğretmen!in zikredilmesi ( görevli öğretmen ve uzman öğretici) yanlış uygulamalara fırsat vermektedir. Oysa MEB. Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeliği gereği PDR elamanlarına ders görevi verilemez.
Benim kisisel görüsüme göre,; MEB’ a baglı özel - özel eğitim kurumunun acılabilmesi icin Psikolog / Psikolojik Danısman Rehber Ögretmen zorunlu personeldir. Oysa SHCEK’ te ( Psikolog günde 7 seans bireysel….) olduğu gibi
MEB’ de Rehberlik ve Psikolojik Danısma Hizmetleri Yönetmeligi vb. geregi belirtilen görevleri yapar.Bu personele ders görevi verilemez. MEB Tablosunda PDR elananlari icin derse girecegi belirtilmiyor. “Burada, görevli uzman öğreticiler derken ne kastedilmektedir. Analasilmiyor. “ Bence özel egitimci, fizyoterapist, konumsa terapisti vb. kastediliyor.
Tüm bunların ışığında MEB ile iletisime gecilemiyor. İletisim sayfasi yada sorun iletme sayfasi sürekli hata veriyor. Ayrica bu hususa aciklik kazandirici bir genelge cikarilmiyor.. Özel Egitim ve Rehabilitasyon Merkezlerinde görevli Psikolog/PDR mezunları seans “ Derse Girerek” yazabilirler mi ? Bu husuSta gözden kacan bir yönetmelik maddesi, genelge vb. var mi? Ögrenmek istiyorim.


Halil Türkmen

Tablolar Dağıldığı için Tablodan İrdeleyebilirsiniz. Bu hatadan dolayı özür dilerim.


halilturkmen1954@mynet.com

halilturkmen1954@gmail.com
Bağlantı Düzenle Sil

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

1/4/2008 - çocuk gelişiminde aile mi okul mu?

18/12/2006 - EĞİTİMDE AİLEMİ OKULMU DAHA ÖNEMLİDİR

Yazan: isimsiz
eğitimde tabiki aile daha önemlidir okularrda okuyan bir çok terbiyesiz öğrenciye rastlıyoruz o zaman öğretmenler sana hiç ailen terbiye öğretmedimi diyorlar bu sözdende anlıyoruzki eğitimde aile daha önemlidir veyaatta banka hortumcuları onlar hep okumuş insanlar yani genel olarak eğitmde üstüne tıklayarak yazıyorum ÖĞRETİMDE DEĞİL eğitimde aile daha önemlidir. Tabi bu iki kelimeninde farklılıklarını görmüş olduk...........
Bağlantı Düzenle Sil

22/12/2006 - çoçuk egitiminde okulmu ailemi

Yazan: dilan yaş:12
çoçuk eğitiminde tabiki okul.0-6 yaş arası aileler verebildikleribilgiyi kadar verir fakat 6 yaştan sonra aile okulun verdigi eğitimi veremez mesala fen dersinde bir fizik konusunu anlatabilirmi yada mat. dersinde bir denklem öğretebilirmi aile bunların hiç birini yapamaz. ama okul hepsini yapar gerekirse terbiyede veriri yeter ki disiplin olsun.aile terbiyeden başka birşey veremez bazı aileler var terbiye bile vermiyo,sevgi göstermiyo eline cep telefonu veriyo özel okula gönderiyo para veriyo neymiş efendim ben çocuguma sev gi gösteriyorum para veriyorum,cep telefonu var özel okula gidiyo başka ne ya payım diyolar
bazıları var dayak atıyolar bazları sokağa bırakıyo aile eğitimi bu mu şimdi eger siz buna aile egitimi diyosanız sizin eğitim anlayışınız bu verdigim örnekler gibi
Bağlantı Düzenle Sil

15/1/2007 - aile toplumun temelidir

Yazan: isimsiz
eğitimin en iyi gerçekleştirileceği yer aileidir. insanlar temel değerlerini yeni nesillere aile aracılığı ile aktarır. çocuğun eğitimi herşeyden önce temel ruhi ihtiyaçların karşılanmasına bağlıdır. bunlar sevgi, disiplin ve özgürlüktür. ailenin önemi insanın hayatının ve eğitiminin dayandığı temel kurum oluşundan ileri gelmektedir. bu yüzden eğitimde ailenin önemi kuşkusuz ki bir adım önde gelmektedir. yeterli dercede ilgi sevgi gören çocuklar her türlü bilgi ve beceriyi daha kolay kavrarlar. geleceğin çocuk gelişimcisi olarak eğitimde okulun ve ailenin uyum içinde çalışması gerektiğini savunuyorum ama ailenin biraz daha önemli olduğunu belirtmek istiyorum. çünkü çocuğun bedensel, ruhsal, zihinsel, ve sosyal gelişimi sevgi dolu, sıcak bir ortamda yetişmesine bağlıdır.böyle bir ortamı sağlayan ilk ve temel kurum şüphesiz ailedir.
Bağlantı Düzenle Sil

15/1/2007 - kendini sevmeyen bşkalarını gerçekten sevebilir mi?

Yazan: isimsiz
bu konu hakkında yorum yapmanızı rica ediyorum. çok tartışıldı herkesin görüşü benim için çok önemli. şimdiden teşekkürler.
Bağlantı Düzenle Sil

18/2/2007 - eğitimde okul mu ailemi önemli

Yazan: gamze
yarın münazara var ve benim bu konuyla ilgili bilgi toplamam lazım...biz okulu savunucaz...bana yardımcı olursanız sevinirim....
Bağlantı Düzenle Sil

26/2/2007 - kkitapuı

Yazan: isimsiz
ögretmen lmassa kimse öğrenim göremez
Bağlantı Düzenle Sil

26/2/2007 - okul önemlidir

Yazan: sefa
bir kere aile önemli olsaydı ailesi okuma bilmeyen kimse nasıl öğrenim görecekti
Bağlantı Düzenle Sil

26/2/2007 - sefa kaya

Yazan: sefa kaya
bir kere okul daha önemlidir niye diye sorarsanız okul eğitim yuvasıdır adı üstünde eitim yuvası eğitim görülen yer karta kuyrta
Bağlantı Düzenle Sil

26/2/2007 - medyanın olumsuz etkilerti

Yazan: mehmet
evet baba golar gerisi yooook
Bağlantı Düzenle Sil

26/2/2007 - anladın şen onu

Yazan: karta kırıştık hakeme tüplik
yareın birgün yolda gidiyoruz karşımıza bir it çıkınca altıma
Bağlantı Düzenle Sil

26/2/2007 - 112111111111111111111111111111

Yazan: isimsiz
hakan aldı topu hakan gidiyor ortayı açtı necati kafayı vuraccakken ali ile kadfa kafaya geldi hakem de bunu faul olarak değerlendirdi
Bağlantı Düzenle Sil

27/2/2007 - okul

Yazan: murat
aile mi okulmu tabiki de okul daha önemlidir
çünkü okula giden ve gitmeyen arasın-da çok fark vardır
Bağlantı Düzenle Sil

5/3/2007 - c

Yazan: isimsiz
bazı arkadaşlar okul daha önemli demiş ve de eklemişler: aile bi denklem öğretebilrmi demişler ne kadar saçma bi cümle. aile denklem öğretcekse okul ne işe yarar? o arkadaşlara sorarım
Bağlantı Düzenle Sil

6/3/2007 - eğitimde okul mu ailemi

Yazan: isimsiz
ya biz sınıfta münazara yapıcaz lütfen okul olarak bilgiler gönderirseniz sevinirim
Bağlantı Düzenle Sil

13/3/2007 - Münazara var da !!!

Yazan: isimsiz
Kişilik gelişiminde okul mu daha önemlidir aile mi?
Lütfen cevap yazın. Çok ihtiyacım var.
İlk münazarayı biz kazandık. Şimdi ikincide.....
Bağlantı Düzenle Sil

8/4/2007 - !!!!!!!

Yazan: isimsiz
birçok kişi çocuğun eğitiminde okulun veya çevrenin daha önemli olduğunu belirtmiş.kesinlikle katılmıyorum...kendi bilgilerindende nasıl bir yanlış kanate vardıkları çok açık belli oluyor.biraz mantıklı düşünseler bunun nerede daha önemli olduğunu görcekler...bi kere çocuk bazılarının yanlış bahsettiği gibi dersleri fln okulda ama öğretimle elde ederler...bunu eğitimle karıştıranlara sölicek söz bulamıyorum...konuşun ne diyim ne de olsa herkese açık....ama bilgisizliğinizi bu kadarda yanlış ifade etmenize gerek yok..
Bağlantı Düzenle Sil

16/4/2007 - eğitimde ailemi okulmu önemli

Yazan: dicle
eğitimde aile daha önemlidir zaten insan ailesinden terbiye alır okulda bunu pekiştirir
Bağlantı Düzenle Sil

16/4/2007 - yoooooooooooo

Yazan: isimsiz
aile toplumun temelidir
Bağlantı Düzenle Sil

16/4/2007 - dikkat yardım var

Yazan: yağmur
arkadaşlar bizimde yarın tartışmamız var bu konu hakkında bilgi toplamam gerek biraz yardım rica olunur
Bağlantı Düzenle Sil

16/4/2007 - eğitimde ailemi önemlidir okulmu

Yazan: isimsiz
arkadaşlar biz aileyi savunucaz yardımcı olabilirmisiniz?
Bağlantı Düzenle Sil

16/4/2007 - lütfen saçmalamayın

Yazan: isimsiz
eğitimde okul önemldir aile denklem vs.öğretemez gibi yorumlar olmuşta arkadaşlar o eğitim değil öğretim olur zaten eğitim farklı bişey
Bağlantı Düzenle Sil

18/4/2007 - olmaz böyle bişey yaaaa ama

Yazan: isimsiz
lütfen saçmalamıyalım diyen kişi kendisi saçmalamış kendisi herhalde ilk doğduğunda okuldan eğitimini almış lütfen iyi düşünün ailemi önemli okulmu
Bağlantı Düzenle Sil

18/4/2007 - sesleniş

Yazan: isimsiz
o isimsiz arkadaşa sesleniyorum biz öğretimden değil eğitimden bahsediyoruz
Bağlantı Düzenle Sil

19/4/2007 - AİLE

Yazan: damla
eğitimde tabiki aile önemlidir aile ilk temel eğitimi verir ve önemli olan temeldir bir şeyin temeli sağlam olmazsa üstüne inşa ettiğin yapı sağlam olsun neye yarar ki
Bağlantı Düzenle Sil

9/5/2007 - AİLE Mİ ÇEVRE Mİ

Yazan: isimsiz
ARKADAŞLAR BEN ÇOÇUĞUN GELİŞİMİNDE ÇEVRENİN DAHA ETKİLİ OLDUĞUNU SAVUNAN BVİR MÜNAZARA EKİBİNDEYİM.LÜTFEN BANA BU KONUDA YARDIMCI OLUN AMA GÖNDERECEĞİNİZ ŞEYLER LÜTFEN İNCİR ÇEKİRDEĞİNİ DOLURUR CİNSTEN BİR ŞEWY OLSUN ŞİMDİDİEN TEŞEKKÜRLER

cevaplarınız için fantaz_01@hotmail.com
Bağlantı Düzenle Sil

15/5/2007 - eğitimde aile önemlidir

Yazan: isimsiz
tabikide eğitimde aile önemlidir. allah aşkına söyleyin eğitim deyince sizin aklınıza tek ders mi geliyor.burda öğretim demiyorlarki aklınıza ders gelsin.münezarası olanlar ve okulu savunanlar bence siz hiç yarışmayın şimdiden yenilceğiniz belli boşu boşuna çenenizi yormayın
Bağlantı Düzenle Sil

29/5/2007 - eğitimde okul mu önemli aile mi?

Yazan: isimsiz
biz aileyi savunuyoruz ve kesinlikle aile :) Şahsen benim ailem bana okulun verdiği şeylerden çok daha fazla şeyi verebiliyorlar albert einstein gibi önemli biri okuldan aptal çocuk diye atılmış ailesi(annesi) ise onun önemli biri olmasını sağlamış.Christy Brown(sol ayağım adlı kitap yazarı) felçli ve konuşamaz hareket edemezken annesi sol ayağıyla resim yapmayı yazı yazmayı müzik aleti kullanmayı öğretmiş?bunları inkar ederseniz ne diim:)(inşallah kazancaz)
Bağlantı Düzenle Sil

9/7/2007 - çocuğun eğitiminde ailemi çevremi daha ettkilidir

Yazan: isimsiz
sevgili arkadaşlar sizler konuyu saptırarak hangisinin daha olumlu etki yarattığını tartışıyorsunuz ama sorun sie bu değil hangisi daha olumlu etkiliyor veya hangisi etkilemeli değil sorun
sorun hangisinin etkilediği ve bu durumdada bir bakınırsak etrafımıza tabiikide doğru yada yanlış çevrenin etkisi daha büyük bu yadsınamaz çünkü ailede bitseydi herşey bugün çocuk evinde okuma yazmayı öğrenirdi evinde tedavi görürdü evinde birçok şeyi tadardı peki bunların sonucunda çocuk hiç okuldaki o rkadaşlık ortamını kurabilirmiydi hayır çocuğa asıl kişiliğini kazandıran yine çevre hayatının ytamammını ailesiyle geçirmiş bi çocuğu dışarıya salın bakalım iki gün içinde o ne hale gelio çünkü aile onun o boş beynine çevreye çıkmadan önceki döneminde 06 yaş arası hep kendi istediklerini dolduruyo çocuk çevreye çıktığında isee çevre ona kendi beyninie kendi istedikletini doldurma imkanı verio ama doğru ama yanlış çocuk daha çok kendine yakın çereyi buluyo ve çevre onun üzerinde daha etkili oluyo aile çevre olmadan çocuk üzerinde tam 06 ya şarasında etkili olabiliyor ve bu dönem çocuğun fiziksel özelliklerinin geliştiği dönem siz illada ailenin etkili olduğunu savunuyorsanız size şunu söylerim ailenin etkili olduğu bu dönmde aileleri olmayan çocuklar yemek yiyip içemiyorlarım içiyorlar konuşuyorlar yani ailnin tek başına etkili olduğu bu dönemde aile olmaada oluo am daha sonrasında çocuk çevreye çkıo ve ne tesadüftürki bu dönemde çocuğun kişiliğini bulmaevresi çocuk kişiliğini çevrede buluo ki şöle bişeyde varki ailede çocuğunu çevreden etkilenerek büyütüo çevreye ihtiyacı var ailenin ihtiyacının olmadığını düşünüyorsanız peki niçin kendi başına koca bir çevre olan interneti televizyonu evine sokuyor niçin töre cinayetleri var yazdıklarım karışık gelebilir ama iyice okuyun ve araştırın unutmayın bu konu hangisi daha ii hangisi etkilemeli konusu değil hangisi ii veya kötü etkilio konusu
gönül isterki ile etkili olsun olsun da etikçiler eroinmanlar büyümesin içimizde
size ki örnek vererek yazımı bitiricem ilki atatürk onun babası küçük yaşta öldü yani yarım bi ailede büyüdü ve annesi onun mahalle mekteplerinde okuyup bu okulların yetiştirdiği mesleklere sahip olmasını ,sterken o annesinden gizli sınavlara girdi kazandı ve asker oldu onu bunu yapmasını sağlayan ailesi diildi çevreydi
ikinci örneğimse gündemden bu sene ülkemizin meşhur ir kolejinin tuvaletinde öğrencilerin uyuşturucu kullandığı haberlerni izledik ve bir gazetede bu haber şöyle yayınlanmaktaydı TÜRKİYENİN EN ZENGİN TÜRKİYENİN EN KÜLTÜRLÜ AİLELERİNİN ÇOCUKLARIYDILAR teşekkürler
Bağlantı Düzenle Sil

14/10/2007 - çocuğun gelişiminde ailemi okul mu önemli

Yazan: ellliiifcan
tabiki aile önemlidir iyi bir aile ortamında yetişmeyen çocuktan siz ne beklersiniz okul ikinci planda kalır eğitim önce ailede şekillenir çocuk eğitimi eğitimin ne olduğunu ailede öğrenir ailesi tarafından iyi yetiştirilmeyen çocuk ilerisinde toplum için kötü bir birey haline gelebilir bu yüzden herşey ailede belirginleşir
Bağlantı Düzenle Sil

6/11/2007 - okul mu aile mi

Yazan: isimsiz
arkadaşlar lütfen yardım edin münazara var ve biz aileyi savunuyaoruz lütfen birileri anlamlı bişeyler yazsın lütfennnnnnnn
Bağlantı Düzenle Sil

11/11/2007 - aile taban okul tavan

Yazan: isimsiz
çocuğun gelişiminde tabikide aile önmelidir! çünkü alie çocuğun temelini oluşturur okulda bu temeli devam ettirir.ama temeli olmayan bi bina olmaz değil mi? çocuk temel eğitimini tamamlayacak yaşa geldikten sonra bu bilgileri pekiştirmek için okula gider ayrıca okullarımızda çok az dozda eğitim verilmekte ya da hiç verilmemekte okul genellikle öğretim yuvası olarak görülmekte!!((ne yazıkki)) aile tabandır okul tavan
Bağlantı Düzenle Sil

11/11/2007 - aile taban okul tavan

Yazan: isimsiz
çocuğun gelişiminde tabikide aile önmelidir! çünkü alie çocuğun temelini oluşturur okulda bu temeli devam ettirir.ama temeli olmayan bi bina olmaz değil mi? çocuk temel eğitimini tamamlayacak yaşa geldikten sonra bu bilgileri pekiştirmek için okula gider ayrıca okullarımızda çok az dozda eğitim verilmekte ya da hiç verilmemekte okul genellikle öğretim yuvası olarak görülmekte!!((ne yazıkki)) aile tabandır okul tavan
Bağlantı Düzenle Sil

12/11/2007 - çocuğun gelişiminde ailemi önemlidir çevre mi????

Yazan: isimsiz
ben de başka bır konu uzerınde durmak istiyorum konumun ana başlığı ise çocuğun gelişimin ailemi önem lidir çevre mi die bence çocuğun gelişiminde çevre daha önemlidri neden dıye sorarsınız ben açıklayayım çünkü;çocuk aileden çok ne öğrenniyorsa çevreden öğpreniyor tabii aileden öğrendikleri var ama genel olarak çevreden dagha çok şeyler öğreniyor çünkü;çocuk sürekli arkadaşları ile iç içe oluyor ve ailesınden çok cevresın de daha çok şey öğreniyor tabii ailesinbden de öğrendikleri var ama demin de dediğim gibi çocuk cevresınden daha çok sey öğrenıyor ARKADAŞLAR BEN BU KONU HAKKINDA SİZİNDE GÖRÜŞLERİNİZİ ALMAK İSTERİM GEREĞİNİ YAPILMASINI ARZ EDERİM SAYGILARIMLA
Bağlantı Düzenle Sil

12/11/2007 - AİLE

Yazan: BOŞ
BEN CE AİLE AMA BİZ ÖĞRETMENİ SAVUNUYOZ
Bağlantı Düzenle Sil

13/11/2007 - OKUL MU AİLE Mİ?

Yazan: aysun ve melek
arkadaşlar geçen senelerde bu konuyu tartıştıysanız araştırmalarınızı paylaşır mısınız konu ÇOÇUĞUN EĞİTİMİNDE OKUL DAHA ÖNEMLİDİR. TŞK
Bağlantı Düzenle Sil

22/11/2007 - okul daha önemli

Yazan: atahan
okul bizi eğitir.gerekli eğitimi verir
Bağlantı Düzenle Sil

26/11/2007 - ikiside eşittir neden mİ ALTTAKİ YAZIYI KURSANIZ ÖĞRENİRSİNİZ TMM MI

Yazan: DOSTOYEVSKİNİN KÜÇÜK NAKISCANLAR
ÇÜNKÜ AİLEDE 4 HARFLİFİR OKULDA ...........BU YÜZDEN İKİSİ ARASINDA AYIRT ETMEK BİRAZ ZORDUR

BU ARADA AKLIMA GELMİŞKEN SOLİİM
Bağlantı Düzenle Sil

26/11/2007 - eğitimde okul daha önemlidir niyemi çünkü tek kelimeyle açıklıcam

Yazan: gfbbbbbbbbb
aileyi bir tuğlaya benzetirsek toplumuda binaya benzetirsek tuğlalarla bina oluşur.
sağlam bi bina oluşturmak içinde pahalı tuğla kulanmamız gerekir. pahalı tuğlalar
pahalı tuğlalarda bütçemize zararlı.çünkü paramız gider . parası giden bi aile çocuğunu okutamaz. böylece okumayan çocuklar sokaklarda cafeteryalara gider
tüm paralarını cafelere harcar böylece ailenin parası gitrmiş olut bu yüzden okul daha önemlidir
Bağlantı Düzenle Sil

26/11/2007 - trtr

Yazan: isimsiz
arkadaşlar tabiki okul daha önemlidir aile sadece terbiye verir ama oıkul eğitim verir.Okul eğitim vermeseydi neden okula bu kadar maddi ve manevi destek verilirdi lütfen süleyin neden ünlü filozoflar birilerini eğitmek için öğretmen olurdu sülein bana
Bağlantı Düzenle Sil

26/11/2007 - aile

Yazan: isimsiz
tabiki aile önemlidir arkadaşlar
Bağlantı Düzenle Sil

1/12/2007 - aile mi okul mu

Yazan: emirkan
bana göre tabi ki aile çünkü toplumun temelini oluşturan ailedir.aileden doğan çocuk aileden alacağı eğitim ile okula gider. bi düşünün kendinizi bir yoksul çocuk olarak görün. annenizi ve babanızı küçük yaşta kaybetttiniz.etrafta yalnız kaldınız.sizde çevredekilerinize zarar wermeye başladınız. işte burdada görüldüğü gibi aileden eğitim alınmadığı için böyle yaptınız sözün kısası siz şunu unutmayınız ki insanlar eğitimi aileden almadıkları sürece başka hiçbir yerden eğitim alamazsınız alsanızda onu kullanmanız imkansız
Bağlantı Düzenle Sil

2/12/2007 - seslenme

Yazan: emirkan
sitenizi açtım baktım ve çok hoşlandım benimde bu konyl ilgili münazaram war ama aile mi okul mu derken bazı arkadaşlarımız okul dio bence yanılıolar şimdi size soruom siz küçükken aileniz size neler öğrettiyse o eğitimdir ilk eğitim anne karında başlar okulda bunlar pekiştirilir işte demekki eğitim aile üzerinde çok etkilidir
Bağlantı Düzenle Sil

2/12/2007 - seslenme

Yazan: emirkan
sitenizi açtım baktım ve çok hoşlandım benimde bu konyl ilgili münazaram war ama aile mi okul mu derken bazı arkadaşlarımız okul dio bence yanılıolar şimdi size soruom siz küçükken aileniz size neler öğrettiler.
Bağlantı Düzenle Sil

2/12/2007 - sen

Yazan: eben
benseniejdadına
Bağlantı Düzenle Sil

4/12/2007 - cewap

Yazan: isimsiz kahraman
kusura bakmada bende senin ecdadına tükürüüm
Bağlantı Düzenle Sil

7/12/2007 - eğitim sosyal çevrede mi yoksa okuldamı daha etkilidir

Yazan: isimsiz
arkadaşlar biz münazarada eğitimin sosyal çevrede daha etkili olduğunu savunuyoruz sizlerdende bu konu hakkında bana yardımcı olmanızı istiyorum yorumlarınızı bekliyorum lütfen herkez ufakta olsa bişeyler yazsın
Bağlantı Düzenle Sil

2/1/2008 - çocuk eğitiminde çevre mi ailemi önemli

Yazan: isimsiz
benimde bu konu ile ilgili münazaram var ve ben çevreyi savunuyorum internette bu konuyla ilşkili pek fazla bilgi yok lütfen .yarın münazaram var.
Bağlantı Düzenle Sil

7/1/2008 - performans ödevi

Yazan: simge
merhaba ben simge türkçe öğretmenimiz bir performans ödevi verdi okul mu daha önemli yoksa ailemi ben okul önemli grubundayım yardım edin ne olur benim türkçem iyi değil performans ödevleri ile kurtarcam inşallah
Bağlantı Düzenle Sil

7/1/2008 - performans ödevi

Yazan: simge
merhaba ben simge türkçe öğretmenimiz bir performans ödevi verdi okul mu daha önemli yoksa ailemi ben okul önemli grubundayım yardım edin ne olur benim türkçem iyi değil performans ödevleri ile kurtarmaya çalışıcam
Bağlantı Düzenle Sil

7/1/2008 - okul daha önemli cicilerim

Yazan: simge
yaaa bazıları aile önemli demiş nereye ya nasıl aile önemli be okul olmasa kim öğretcek bunları be ha
Bağlantı Düzenle Sil

7/1/2008 - eğitim sosyal çevrede mi yoksa okuldamı daha etkilidir

Yazan: simge
eğitim sosyal çevrede mi yoksa okuldamı daha etkilidir deyen arkadaşım aynı ödevdeyiz ama başka okullarda benim konumda o ben bulduklarımı göndericem
Bağlantı Düzenle Sil

7/1/2008 - emirkan denen çocuk eminmisin?

Yazan: simge
ya saçmalama emirkan tamam aile filanda aile eğitimi verdi o kadar neyine yetcek ha ailen herşeyi bilebilir mi
Bağlantı Düzenle Sil

7/1/2008 - okuuuulllllllll daha önemli ya

Yazan: simge
arkadaşlar ben daha önceki yazılarım da okulun ndn önemli olduğunu yazdım aile önemsiz demiyorum ama aile ndn önemli acıklama istiyom
Bağlantı Düzenle Sil

7/1/2008 - tabiikide okul

Yazan: safa
bize daha farkli verdileer konuyu cocugun egitiminde okul ve ailemi yoksa toplumsal cevremi daha onemluidir cvpbekliyorum
Bağlantı Düzenle Sil

8/1/2008 - çocuk eğitiminde aile daha etkilidr

Yazan: selin
ya ben münazarada bu konuyu savunacağım onun için biras bilgi lazım burdakiler yeterli değil ....... lütfen biras daha bilgi :) 10 ocak sonnnn lütfennn
Bağlantı Düzenle Sil

16/1/2008 - :S slm arkadaşlar

Yazan: berk
slm arkadaşlar, çocuklar için aile mi daha önemli yoksa toplumsal çevremi bununla ilgili bilgi verirseniz çok sevinirim münazara olursa daha ii olur 1 hafta sürem var şimdiden teşekür ederim...
Bağlantı Düzenle Sil

17/1/2008 - aıle okuldan daha onemlıdır

Yazan: veysi
bana yardım edın aıle daha ıyı
Bağlantı Düzenle Sil

17/1/2008 - aıle ve okul

Yazan: veysi
gamze ve elıfe katıkıyorum by
Bağlantı Düzenle Sil

18/1/2008 - ÇEVRE ÇOK ÖNEMLİİİ!!!!!!!!

Yazan: isimsiz
ARKADAŞLAR ÇEVRE ÇOCUK YETİŞİMİNDE ÇOK ÖNEMLİDİR!!!!ÇÜNKÜ GELİŞİM AİLEDE BAŞLAR OKULDA PEKİŞİR ÇEVREDEDE KULLANILIR BUNA KİMSE KARŞI ÇIKAMAZ... LÜTFEN SİZDE BİRAZ MANTIKLI OLUN....SİZDE YAZIN..............
Bağlantı Düzenle Sil

21/1/2008 - eğitimde çevremi yoksa ailemi daha önemlidir

Yazan: büşra
lise 3 öğrencisiyim sınıfımız da bu konuyla ilgili munazara hazırlıyoruz ve ben aileyi sovunacağım aslında yardıma gerek yok ama düşünceleri yazarsanız çok yardımcı olmuş olacaksınız "SAYGILARIMLA"
Bağlantı Düzenle Sil

21/1/2008 - düşünceler

Yazan: büşra (ser.s.55@hot.)
Daha önce münazaralara katılmış olan arkadaşlar var onlarda yardımcı olurlarsa sevinirim iletişim kurmak için buraya yada adresime mail atabilirsiniz şimdiden teşekkür ediyorum
Bağlantı Düzenle Sil

21/1/2008 - düşünceler

Yazan: büşra (ser.s.55@hot.)
Daha önce münazaralara katılmış olan arkadaşlar var onlarda yardımcı olurlarsa sevinirim iletişim kurmak için buraya yada adresime mail atabilirsiniz şimdiden teşekkür ediyorum
Bağlantı Düzenle Sil

21/1/2008 - .........

Yazan: isimsiz
bence çok satçma
Bağlantı Düzenle Sil

23/1/2008 - eğitimde AİLE!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!:)

Yazan: isimsiz
ailesiz çocuktan hayır gelmez
Bağlantı Düzenle Sil

23/1/2008 - münazara da konum ÇOCUĞUN EĞİTİMİNDE ÇEVRE, AİLEDEN DAHA ETKİLİDİR.

Yazan: 7.sınıf münazaracı inekkkkk
çevre yi savunuom ben onu savunanlara öneri

çevre= insan çevresi(ark flnnnn) + EV, ODA flnnnnnnn
bnu unutmayın
bu arada aile de çevreye girer. bunu ii savunursan 1-0 önden başlarsınnnnnnnnnnn başarılar
Bağlantı Düzenle Sil

11/2/2008 - çocuk eğitiminde ailemi önemli çevremi

Yazan: isimsiz
çocuk eğitiminde ailemi önemli çevremi bence aile zaten aileyi savunuyorum bukonu da cok fazla bilgi bulamadım şimdiden teşekkür ederim :D
Bağlantı Düzenle Sil

13/2/2008 - çocuğun e

Yazan: isimsiz
bence okuldur bu soru bizim münazara yarışmasında türkçe öğretmeni bu konuyu tartışmamızı istedi. bende jüriyim.
Bağlantı Düzenle Sil

14/2/2008 - çocuk eğitiminde ailemi çevremi önemlidir

Yazan: ssenem
bu konuyla ilgili münazaram var internette bu konu hakkında fazla bilgi yok yardım ederseniz sevinirim (dha öncce bu konu hakkında münazaraya katılmış kişiler görüşlerini yazarsa sevinirim) :D ben aileyi savunuyorum :D
Bağlantı Düzenle Sil

16/2/2008 - ssenem

Yazan: isimsiz
çocuğun gelişiminde ailenin önemini anlatan makale yazı bilgi vs. bilenler yazarsa sevinirim :D
Bağlantı Düzenle Sil

19/2/2008 - çocuğum eğitiminde aile ve okulmu yoksa çevremi daha önemlidir ?

Yazan: gülşah
merhaba perşembe günü okulda münazaram var.ben çocuğun gelişiminde aile ve okul daha etkilidir konusunu savunacağım.Ama bu konuyla ilgili fazla bi bilgim yok!lütfen düşüncelerinizi yazınız ve bana yardım edin! SAYGILARIMLA.
Bağlantı Düzenle Sil

20/2/2008 - yazı veya makale

Yazan: serhan çetin
teşşekkürler,çok iyi yazmışsın
Bağlantı Düzenle Sil

20/2/2008 - önemli bir istek

Yazan: serhan çetin
bu konu ile ilgili kaynaklar çok güzelmiş.ama bu kaynakları söylerseniz daha çok sevinirim. :) !!!!
Bağlantı Düzenle Sil

20/2/2008 - acil!!!!!!!

Yazan: serhan çetin
benim cuma günü münazaram var. onun için lütfen bana yardım edin.:)

ÇOK TEŞEKKÜRLER!
Bağlantı Düzenle Sil

25/2/2008 - MÜNAZARA

Yazan: atike
Arkadaşlar biz okulda münazara yapıp eğitimde okulun daha önemli olduğunu kanıtlamalıyız LÜTTFEEENNNN bana yardım edinnnnnnnnnnnnnn.
Bağlantı Düzenle Sil

25/2/2008 - AİLE

Yazan: isimsiz
bu konuyu sınıfta tartışıcaz yani ödevim bence de aile önemlidir çünkü alışkanlıklarımızı ailemizden öğreniriz 6 yaşına kadar hep onlar bize eğitim verirler huylu huyunda suylu suyundan vazgeçmes
Bağlantı Düzenle Sil

25/2/2008 - ya sizce okul mu önemli aile mi????

Yazan: isimsiz
bn demet ...bizim 12 mart ta münazara mız var.Biz okulu savunuyoruz.bize yardım eder misiniz??okul mu daha mı önemli aile mi
Bağlantı Düzenle Sil

Yorum (7) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

20/4/2007 - çocuğumuz gelişiyorsa otistik değil midir?

iyi günler,
öncelikle böylesine yararlı bir site kurduğunuz ve insanlara aydınlattığınız için teşekkürler
 
arkadaşımın 3,5 yaşında bir kızı var.yaklaşık 1 yıl kadar önce sosyal gelişiminde bir anormallik sözkonusu olduğundan psikologa götürüldü 1 yıl kadar bir gelişim geriliği olduğu tesbit edildi.işitme testlerinde,beyin emarında herhangi bir sorun görülmedi.ünlü  bir psikiyatr tarafından otizm teşhisi kondu.en belirgin bozukluğu konuşamama,aaaaa diye boğuk sesler çıkarma,tedirginlik,içe kapanıklık  1 yıldır özel eğitim alıyor.benim anlamadığım bir konu son 3 aydır olumlu bir değişim var komutları algılayablme,içe kapanma belli bir ölçüde aşılmış durumda sitenizde anlayabildiğim kadarıyla çok uğraş vermişsiniz otizm konusunda ve çok uzun yıllar gerektirmiş bazı düzeyleri yakalamak için
 
benim size sormak istediğim şey şu siz bu konuda bilgi ve deneyim sahibisiniz
 
:acaba çocuğumuz otistik değil de başka bir rahatsızlığı olabilirmi
 
benim de bir dönem sorunlu çocuklarla birlikte çalışma olanağım oldu ancak uzman düzeyinde değil
sanki çocukta yoğun bir depresyon hali var gibi bu çocuğumuzla ilgili ne yapabiliriz şu anda özel eğitimcisi çocuğun
konuşma terapisi almasını istedi.
 
bu konuda neler yapabiliriz bilgilerinizi paylaşırsanız seviniriz
 
teşekkürler,
Sayın Önen
otizm bir kalıp değil, yani; gelişim geriliği dendiğinde tüm zihin engellerinin de kapsanabilecegi yaygın bir gelişim geriliği görülebiliyor.Ancak otizm ; gelişim geriliği yapısı içinde  öğrenme bozukluğu ya da  DEHB de denilen tanılar  içerebiliyor.Göz teması sorunları oturmamış lateralleşme gibi birçok öğrenme bozukluğu tanısı otzim sanılabiliyor.Kimi otistik tanılı çocuklarda çok ağır belirtiler olduğu halde yaşı altıya vardığı sıralarda ufak öğrenme bozuklukları kalabiliyor.Düzelenleri otistik saymamak mümkün değil çünkü Amerikan Psikiyatri derneğinin dsm 4  kiriterlerini çoğunluğu tamamlıyor
Kişilik sorunları ağır olmadığı takdirde aile sağlıklı ise çocuğun bağımlılığı artarılımadıysa patolojik bir ortam yoksa kimi tür otistik yapılar normal sınırlarına  girebiliyor.
Aşırı mahcubiyet bebeksilik gibi bir peter panizm içerenleri daha da kapananları şizoidisi yüksek olanları ancak eğitibiliyor ancak ruhsal eğilimini değiştiremebiliyoruz.
Kendi cinsinden hoşlanan kendini karşı cinsten sayan bir çocuğa (ya da bir öğrenciye diyelim) yaptığımız eğitimsel (psiko-pedagojik)yardım her çocukta aynı olmayabiliyor kimi kişiliğinde kararlıdır.Böylesi durumlarda saygı göstermekten  başka çözüm kalmayabilir.Zekidir öğrenir ama onun kişiliği içe dönüktür,akıl hastası değildir ama normların dışında kalabilir.
Yani çocuğun zeka düzeyinin iyiliği  ,eğitimde ilerleyebilmesi otistik olmaması sonucunu çıkarmaz,
Karamsarlık , panik ve kaygı ise bu dönemde adı hiç anılmamısı gereken unsurlardan
Otistik ailelerinin belirgin özellikleri olduğu tanılaması vardır.
Yani ailenin de bu kişilik yapısını eğitimsel olarak pekiştirdiği de teoriler arasındadır ki Sahibi Leo Kanner dır 
 
Bir yandan otistik yapılar öğrenme bozuklukluklarını tanımlarken (öğrenme bozukluğu normal ve normalden yüksek zeka düzeyini içerir) otistik öğrencilerin bir kısmı öğrenme düzeyindeki bir takım engeller dolayısıyla zihin engelli sayılabiliyor.Dahası zihin engelleri de DEHB deki verileri içeriyor.
Yani böylesi durumlarda sakin olmak ve gelişim geriliği takfiye edermen aşırı koruma davranışlarına girmemek aile içinde de sağlıklı ollmak gerekiyor.
Otizmin geniş yelpazesinde nokta neresi olur olursa olsun o çocuk kıymetlidir.
saygılarımla
 
Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

27/2/2007 - eğitimciniz cinci mi (cinler ve otistikler üstüne)

Sayın murat bardakçı dellakname -i dilküşa da eski yazı okuma  yetisini  bizlere devşirdikten sonra şimdilerde de devlet arşivlerinin ona sağladığı ayrıcalıkla cinler hakkında ki bilgileri ile bizi kendine bağımlı getirmeyi başardı.
Bundan böyle ister isteyelim ister istemeyelim ,Bardakçının övüne dövüne dediği gibi iyi  saatte olsunlar,cinler ya da üç harfliler  hakkındaki her bilgiyi ondan ve devletin yalnızca ona verdiği mikro filminden öğrenmek zorundayız
 

Tü tü tü bismillah diyerek konuya girelim.Neden Bardakçı'nın cincilik ya da hüddamcılık üstüne bize ilettiği bilgiler eğitimbilim için  önemlidir.Otizmin eğitim tarihi üstüne düşünen birçok insan cincilerin ya da hüddamcıların teknikleri ile modern  psiko pedagojik eğitim arasında paralellikler görebilir.

Batı dünyasında gelişmiş tekniklerden davranışcı temelli olanlar ve hala klasik koşullamanın sularında gidenler için Bardakçının batıda otizm tarihi özetine  aynen katılmak mümkün, şöyle diyor Bardakçı batı uygulamalarına;

 

 Batı dünyasında bu iş eski yüzyıllarda hastaya acı verilerek yapılır, başta kırbaç olmak üzere bazı âletler kullanılır ve öncelikle kan akıtmaya gayret edilirdi. Cin yahut şeytan çıkarmayı yapan kişi, Batı'da genellikle papaz idi, o devirlerin papazı bir elinde demirden bir haç, öbür elinde de kırbaç yahut çivili sopa benzeri bir âletle zavallı hastanın üzerine çullanır,dı.

 

Bir yanıyla davranışcı eğitimde çocuğun üstüne çullanmasak da davranışı geliştirmenin dili de doğurduğunu varsayarak yaptıklarımız bazen papazları andırmakta dahası çullanmadığmızı yalnız kendimiz iddia edebilmekteyiz..Günah çıkarma tekniklerinin psiko terapide önemini yadsıyamayacağımız gibi geçmiş papaz tekniklerinden de kalmış eğitim yöntemlerimiz olduğunu yadsıyabilir miyiz.

Ama işin en ilginci cerebullum fonksiyon sorunlarının ,öğrenme güçlüklerinin önemli bir bölümünde hüddamcıların  teşhislerinin ve tekniklerinin bugunküyle paralel olabilmesidir.

Bardakçı bize kendine özel hüddam mikrofilmden alıntıyla şunları aktarıyor

 

 

 

 

. Cin çıkarma ameliyesi, bizde ise çok daha başka şekilde yapılırdı:
Bir kişinin "cinlerin saldırısına uğradığının" kesin olarak belirlenebilmesi için, o kişinin öncelikle bazı fiziki bozukluklar gösterip göstermediğinin belirlenmesi gerekirdi ve öncelikle hastanın gözbebekleri muayene edilirdi. Cin çarpmış kişinin gözbebeklerinin uyum yapmadığına, yani karanlıkta genişleyip aydınlıkta küçülmediğine inanılır ve gözbebeklerinin sabit olması, cin çarpmasının ilk belirtisiRessam Münif Fehim’in fırçasından bir cinci.sayılırdı. Cinin insan vücuduna ense kökünden girip beyinciğe yerleştiği düşünüldüğü için, gözbebeği muayenesinin ardından bir ense ve belkemiği muayenesi gelirdi.

Getirilen hastanın cinlerin saldırısına uğradığına kesin şekilde hükmeden cinci hoca, artık tedaviye başlayabilir, yani cini çıkartmaya çalışabilirdi.

 

Yani cerebbellum  işlev sorunlarının cinli imajı verdiğini ve tarih boyunca otizm tanılarına çok benzeyen tanılara cinli olarak yaklaşıldığını artık yasaklı cinci kitapları  ile öğrenmiş bulunmaktayız.

Böylece pupilla sorunları,göz teması eksikliği, özgül öğrenme güçlüğündea gördüğümüz bir çok bulgunun  hüddamcıların çalışma alanlarında da  olduğunu bilmemiz türk eğitim tarihi açısından önemlidir.

Hüddamcıların ilginç tanıları dışında tedavileri de bugunkü bir çok teknikle paralel gözükmektedir.Bardakçı paralleliği şöyle aktarmaktadır

 

 

 "cinci hoca bazı dualar, tütsüler ve özel bazı şifreler vasıtasıyla hizmetkâr olarak kullandığı üst seviyedeki cinlerle temas kurar ve onlara hastanın vücuduna girip kişiliğini esir almış olan "varoş cinleri"ni kollarından tutup vücuttan kapıdışarı etmelerini emrederdi. "

 

Evet ; kareler , üçgenler, daireler,cinlerin evilerini oluşturan beşgenler ,altıgenler yani görsel algıda ve görsel ayrımlaştırmada kullandığımız teknikler ve yöntemler  bir yanıyla hüddamcıların çalışmalırını çağrıştırır.

Geçmişte insanların eğitim tekniklerini tanrıya ve dış varlıklara bağlamalarından daha doğal birşey de olamazdı.Krallar bile iktidarlarını   sürdürmek için tanrının temsilcisi olduklarını söylerken o zamanın otizm eğitimcileri patolojik sorunları  tanrıya değil elbette cinlere bağlayacaktı.İslamiyette sorunların şeytana değil de onun ırkı cinlere  bağlanması ve Hazreti muhammed'in muallim-i cin gibi bir ünvanının olması doğuda konuya daha farklı yaklışıldığını göstermesi bakımından da dikkat çekicidir.

Otizmdeki ip merakına ,aile ile olan bağımlılığa yaklaşım bakımından hüddamcıların pisikoanalitik teknikleri gerçekten dikkat çekicidirOnların tekniğine bir bakalım;

 

 

." Meselâ hastanın başına bir tesbih geçirir veya boynuna yahut parmağına ince bir ip bağlar, sonra ipi sert bir hareketle çekip kopartır ve koptuğu anda cinlerin artık vücudu terkettiklerini söyler ve bir dua edip hastayı gönderirdi."

Papazların günah çıkartma yapması  psikoterapinin başı olduğu gibi ip bağlantılarının kesilmesi ve sallananan şeylerle ilgili streotipilere yaklaşımları hem bu semptonu saptadıklarını hem de üstesinden gelmeye çalıştıklarını gösterir.

Bardakçı rehabilitasyon merkezi görmese de bizlerin ayna ve bilgisayar karşısında yan yana öğrencilerimizle çalıştığımızı bilmese de bize şu tarihi bilgiden de sözediyor:

 

 

"Bir başka usulden de sözediliyor: Ayna kullanılmasından... Kitaplar, cinlerin vücudu terketmekte inad etmeleri hâlinde cinci hocanın hastanın yanına oturmasını, sonra hastanın karşısına bir ayna koymasını ve aynada göreceği cinleri çatır çatır yakması gerektiğini söyleyip bunun usullerini de anlatıyorlar...

Aynada gördüğmüz cinleri bugun da çatır çatır yakıyoruz.Karşımızdaki bilgisayar ekranında cine benziyen illüstrativ canlılarla sayılar sayıyor onları azarlıyor ornlarla gülüyor bir şekilde cinler aleminde fersahlar katediyoruz:)Otizmdeki bilişsel gerilikler artificialist eğlimler ve canlı kavramı konusundaki bilişsel yapı göz önüne alındığında suçun cinlerin başına patlamısına da pek şaşmamak gerekir

Hüddamcıların bugunkü tekniklere yakınlıkları gerçekten dikkat çekicidir.Dışa açılma için "efrahim" sözcüğünü kullandıkları bilinir ki bu da kapıları açmak kutuları açmak makası açmak gibi sözcüklerle yapılan pisikoanalitik çalışmalar arasındadır.

Üç harfli lerin ,"iyi saatte olsun" ların üçgen pirizma  cezvelerinde kahve içmek kime nasip olmuş bilinmez ama otizm ve benzeri nörolojik arazlarda oluşmuş aritmi sonucunda çocuklar dört sayısını tam tutturamayıp üç sayısına takıntı yapınca cinler dünyasındaki tüm hayvanların üç ayaklı olduklarını bilmemiz bilimsel eğitimcileri de hüddamcı yapar mı bilinmez.

Yine de cinsel  eğitime girsek alıntılarına kapı tokmaklamadan geçemeyeceğimiz Sayın Bardakçı otizm alanında da ilgi cini urumhamatahayille ilişkisinin sıkı fıkılığı bir yana yine   karşımıza çıkmış bize modern pedagojideki hüddamcı yanlarımızı süpürge otu dokup ve üzerlik otu üstünden atlatmıştır.

Sayın Bardakçı nın otistik ve pisikozlu çocuklarımıza aileleri tarafından yapılan istismarı engellemesi   bakımından hüddamcı teknikleri anlatması bugun ne yapacağını bilemeyen ailelerin eğitimi için de önemlidir.Otizmle uğraşan meslekdaşlarımızın aklın yolu bir olduğu nu cinlerin kapısından anlatlarını da hoşgörürsek bizim de bir otizm eğitim tarihimiz olduğu nu bilmemiz önemlidir.

Kimilerinin cin çıkarma ve hüddamcılık gibi konulardaki bilgileri halkın bilmesi sakıncalıdır gibi bir "derin kütüpnecilikle"sadece kendi yüksek ahlaki değerleriyle tekel altına bulundurmasına gelince .Çevrelerinde dolaşan üç ayaklı köpekleri gördüklerinde

ayna karşısına geçmelerini  tavsiye etmekten başka çare kalmıyor tabii.

 

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

27/2/2007 - amerikayı yeniden keşfetmenin dayanılmazlığı

Merhaba Sayın Sarp Bey,
Nasılsınız? Uzun zamandan beri sizleri sizin blogcu otizm ve rehabilitasyon sitesinde de yazılarınızı göremiyoruz. İnşalllah sağlığınız iyidir. Geçen hafta psikolog doktorumuzla görüşmemizde frostig eğitimsel terapi uygulanmasının oğlumun eğitimle ilgili sorunlarına çözüm olabileceğini bahsetti. Fakat konuyla ilgili nedir nasıldır kimler uygular ya da uygulamıştır nasıl çocuklarla çalışılmaktadır.? Bilgi alamadım. Sözün frostig terapiden açılmasının nedeni 6 yaşındaki oğlumun ( atipik yaygın gelişimsel bozukluk idi teşhisi) basit bir şekli yazma anlamında kopya edememesi idi. Üçgen ve kare çizmeyi öğrettim. Bir ev yapabiliyor penceresiyle bacasıyla.Fakat bir örnek verecek olursam el yazısı çalışmalarından önce eli alıştırmak için serbest kıvrımlı çizgiler ya da herhengi bir şekil  çizdiriliyor harf ve yazıya geçmeden önce. (yatay yay  gibi çizgiler v.s) Oğlum noktalı çizgiler üzerinden güzelce geçiyor. Birleştirmeleri de pek seviyor kerata.Çok seviniyor noktaların üzerinden geçip geçip anneee bak ne güzel yaptım diye seviniyor:))Ama ne zaman hadi bakalım oğlum bir sayfa noktalı çizgiden çalıştık şimdi boş ayrı bir sayfada sen çiz dediğimde nerden başlayacağını çizgilerin yönünü sağa mı sola mı nasıl olacak anne diye kopyalayamıyor. Sonrası malum olmuyor ben niye yapamıyorum diye ağlıyor. Durumunda farkında.Öğrenme güçlüğü olabilir mi diye sordum doktorumuza.Tam olarak öğrenme güçlüğü diyemeyiz demişti. Şükür hafızası güçlü .Unutmuyor neyi öğretirsem iş kaleme dökülünce kafasındakileri kaleme aktarıp kağıda dökemiyor.Anaokuluna gidiyor. Şimdiden ne gibi önlemler alayım neler yapayım?
 
Frostig Eğitimsel Terapi Hakkkında bilgiye ihtiyacım var. Googledan araştırdım. Fakat yeterli bilgiye ulaşamadım. Buradaki özel eğitimcilere de sordum. Maalesef bilgi edinemedim. Zaten eğitim ve eğitimci açısından mahrumiyet bölgesindeyiz. :(( Her ne kadar bilimsel bir konu olsa da bu durumda konuyu araştırmak evladım için iş başa düşmüş durumda.En azından yöntem hakkında yayınlanmış bir kitap varsa eğitimcilere ve kendim okuyayım diye düşündüm. Gerçi bir kitap okumakla uzman bir terapist olamayacağım.Bari bilgileneyim . Konuyu şüphesiz siz değerli uzmanlarımız tecrübeleriniz açısından daha iyi bilir ve değerlendirebilirsiniz.Sarp bey yardımcı olabilirseniz çok memnun olurum. Belki sizlerin tavsiye edeceği soruna yönelik farklı yaklaşımlarınız olabilir diye düşündüm.Daha önce sizin bana önermiş olduğunuz tavsiyeleriniz benim gibi İstanbul'dan uzakta eğitimci sıkıntısı çeken aileler için çok faydalı oldu. Nitekim uyguladım da.Bu sorunla  ilgili bana bilgi vermem gereken sorularınız varsa detaylı cevaplayabilirim.Teşekkür eder sizlere kolaylıklar dilerim.
Sağlıcakla kalın....
...........................dilek şeyman
 
 
wwwwwwwwwwwwwwwwwwwwww
yanıt:
 
nasılsınız; epeydir yazışmamıştık.
Otistik ve sor rahatla da  da yazılarımı yayımlıyorum.Rehabilitasyon com a pek vaktim olmuyor.Oradan alacağım balı da aldım çok fazla ve değişik soru yanıtlar amaçlamıştım güzel çalışmalar oldu onları yayımlamak için bugunlerde çalışmalarım yoğunlaştı,Eylüle kadar üstünde çalıştığım iki dosya da rehabilitasyon sayesinde tamamlanmış oldu.Yani hem rehabilitasyon com un benle işi bitti ,hem de benim onlarla :) Çıkar dünyası işte.Antepliler de çıkarları konusunda süperler zaten.:)
Bu sene tam gün bir rehabilitasyon merkezinde çalışmak durumunda kaldım.Prof Dr Adnan Yüksel ve pediatrik rehabilitasyonda alanındaki sayılı insanlardan biri olan Şafak Karamahmetoğlunun yönettikleri bir yer .Çalışma yöntemleri  ,elbette medikal ,onlarla koordine  çalışmak benim için de ilginç oluyor .Pedagojinin felsefesi değil  medikali seviliyor. benim içih hayli ilginç bir çalışma oluyor.Fizyotrapistlerin kendilerini doktor edasıyla ortalarda sallamaları da görülmeye değer .Anadolu insanı çok ezilmiş bir mesleği olunca nasıl da kendine geliyor diye düşünmekten kendimi alamıyorum.
Fazla sayıda vakada verilen ilaçların davranışsal sonunçlarını  not alıyorum.İlaç sektörü gerçekten de doktorları yöneten neredeyse dünyayı yöneten bir sektör olmuş:)
Benim işimle ilgili gözlemlerim bir yana:.)
oglunuzun disgrafisi ile ilgili sorunuz ilginç.Doktorunuzun yanıtı daha ilginç.Saptanmış bir sempmton için bilinmez diyor da çok havada olan bir otizm tanısını mı biliyor.?
Bence erken yaşta otizm tanısı koymak çocuğun ileride ahlaklı mı ahlaksız mı olacağının tanısını koymak gibi bir şey.
 
Biliyorsunuz her yerde her kafadan bir ses cıkıyor,çıksın demokrasi güzel şey.
.Ve biliyorsunuz ben yıllardır otizmin eğitim çalışmalarında özgül öğrennme güçlüğü yelpazesinin bulanan ögeleriyle  (discalculi matematik sorunları  ,disgrafi yazma sorunları  ,hiperleksikonuşma sorunları ,sentaks , hiparktivite ve bilişsel geriliklerin de  , gelişim alanlarının; özellikle kişisel sosyal alanlarının çalışmasını savunuyorum  geciktiği r cerebbulum ve beyin fonksiyonsuzluğu görülebilen durumlarda beden eğitiminin önemini vurguluyorum..
Şizofrenik yelpaze yanısıra kimi çocukta da bir kişilik güdüklüğü az gelişmişlik görülebiliyor ki bence saf otizm olarak tanımlanan da çocukluk psikozu içermeyen peter pan yapısı.
Kişilik geliştirme çalışmaları gerçekten önemli
diğer yandan genel hareki koordinasyon bozukluklarını düzenlemek mümkün
ekolaliyi çalışırak gidermek mümkün
Öğrenme güçlüklerini çalışarak gidermek mümkün
Yani semptonları tanımlayarak tek tek eğtimini yapmak çok daha kolay
Otizm tanılı çocuklarımız down sendromlular gibi bir kalıp değiller,Herkesin iyi olduğu ya geri kaldığı alanlar farklı.
Frostig terapi yi sornmuşsunuz.Bilmiyorum.Şimdilik bildiğim taraftan gidiyorum.:)Yani önümde gördüğüm sendromları düzeltmek benim için daha mantıklı .Sonuçda alıyorum.
Bu arada ben yıllarca önce duyu terapisi diye bir ilan vermiştim burada vereni buldum .Veli gibi telefon ettim bir şeyler geveledi.
Frostig terapi de bir pazarlama markasıdır herhalde.
Doktorunuz bu konuda bir yazı yazsın bence.Kuyuya ilk taşı atan kim :),kaynak versin öğrenelim,biliyorsunuz sizler kandırılmaya bizlerden daha müsaitsiniz.
 
Builiyorsunuz ben özel eğitim alanında çalışan bir pedagoğum.yeni adıyla pisikolojik danışmanım.Özel eğtim öğretmenlerine düşüncemle ilgili öneriyi veririm onlar uygular ya da uygulamaz bu onların ve ailenin bileceği iştir. Frostig konusunda şunu da söyleyebilirim eldeki bir kuş havadaki iki kuştan iyidir.
 
Sizin özelinizde de benzer biçimde sendromları kaldırmak için çalışmanızı tavsiye ederim.Bunun için her yerdeki eğitimciler yeterli .Yeter ki siz isteklerinizi ve eksikleri belirleyin.
Çalışmalarınızda başarılar ,oğlunuzun gözlerinden öperim.
 
görüşmek üzere saygılarımla  
 
 
 
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Her konuda Psikolojik danışma hattı

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

Kategoriler

Kategori yok

Arkadaşlarım

otistik
kokpit
sarp
otism
ouranios